14 günlük demonuzu şimdi planlayın

Demonuzu acil ihtiyaçlarınıza göre uyarlayacak ve tüm sorularınızı yanıtlayacağız. Nasıl çalıştığını görmeye hazır olun!

Türkiye’de Faiz Giderleri Neden Bu Kadar Artıyor?

Türkiye’de Faiz Giderleri Neden Bu Kadar Artıyor?

Bütçedeki %27,9’luk Oran Ne Anlama Geliyor?

2026 yılı Ocak verileri bize çarpıcı bir tablo gösteriyor:

 

  • Merkezi yönetim bütçe giderleri: 1,06 trilyon TL
  • Faiz giderleri: 296 milyar TL
  • Faizin bütçe içindeki payı: %27,9

Yani devletin yaptığı her 100 TL harcamanın yaklaşık 28 TL’si faiz ödemesine gidiyor.

Peki bu oran neden önemli?


1) Faiz Gideri Artışı Ne Anlatır?

Bir ülkenin faiz giderleri hızla artıyorsa bu genelde üç şey söyler:

  • Borç stoku büyümüştür
  • Borçlanma maliyeti artmıştır
  • Eski düşük faizli borçlar, yüksek faizle yenilenmektedir

Türkiye’de 2022 sonrası dönemde:

  • Enflasyon yükseldi
  • Politika faizleri sert arttı
  • İç borçlanma faizleri yukarı çıktı

Sonuç: Borç çevirme maliyeti katlandı.


2) %27,9 Oranı Tehlikeli mi?

Uluslararası literatürde genel eşikler şu şekilde yorumlanır:

  • %10–15 → yönetilebilir
  • %15–20 → baskı artıyor
  • %25+ → mali alan daralıyor

%27,9 seviyesi, bütçede ciddi bir faiz yüküne işaret eder.

Bu şu anlama gelir:

Devlet; yatırım, sosyal harcama veya kamu hizmeti yerine daha fazla kaynağı faiz ödemeye ayırmak zorundadır.


3) Ama Bir Detay Var: Faiz Dışı Denge

Tablodaki önemli notlardan biri:

Faiz dışı denge fazla veriyor.

Bu ne demek?

  • Devlet, faiz hariç harcamalarını kontrol edebiliyor demektir.
  • Yani sorun bütçe disiplinsizliği değil, borç maliyetidir.

Bu kritik bir ayrımdır.


4) Bu Durum Ekonomiye Nasıl Yansır?

Faiz giderleri yükseldiğinde:

  • Devlet daha fazla borçlanır
  • Bankalar yüksek faizli tahvile yönelir
  • Özel sektör fonlama maliyeti düşmez
  • Kredi faizleri yüksek kalır

Bu da ekonomik büyümenin borçla desteklenmesini zorlaştırır.

Özetle: Kamu faiz yükü arttıkça, özel sektörün krediye erişimi pahalı kalır.


5) Bu Sürdürülebilir mi?

Sürdürülebilirlik üç şeye bağlıdır:

  • Enflasyon kalıcı düşer mi?
  • Borçlanma faizleri geriler mi?
  • Borç/GSYH oranı kontrol altında mı?

Eğer enflasyon düşer ve faizler 2–3 yıl içinde gerilerse, bu oran da zamanla normalleşir.

اما yüksek faiz uzun süre kalırsa şu sonuçlar görülebilir:

  • Vergi artışları
  • Harcama kısıntıları
  • Yavaşlayan büyüme

6) Piyasa Açısından Asıl Mesaj

Bu tablo “kriz” demiyor.

Ama şunu söylüyor:

Türkiye ekonomisinde mali alan daralıyor ve fonlama maliyeti kısa vadede düşük kalmayacak.

Yani:

  • Kredi faizlerinde hızlı düşüş beklemek gerçekçi değil
  • Şirketlerin nakit yönetimi daha kritik hale geliyor
  • Borçlanma vadeleri dikkatle planlanmalı

Sonuç

Faiz giderlerinin bütçe içindeki payının %27,9’a çıkması, ekonomide borç maliyetinin ana belirleyici haline geldiğini gösteriyor.

Faiz dışı denge pozitif olduğu sürece sistem kontrol altında kalabilir.

Ancak kalıcı rahatlama için:

  • Enflasyonun düşmesi
  • Risk priminin gerilemesi
  • Borçlanma maliyetinin normalize olması

Kalıcı rahatlama için bu 3 maddeyi diğer yazımda daha detaylı irdeleyeceğiz.

Paylaş: